Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Yazı yazmak zor iş

Yazı yazmak için müziğe ihtiyaç duyuyorum. Müzik olunca yazının içinde salınıp gitmek daha kolay oluyor. Kitap okurken hiç müzik dinleyemem ben. Kenarda hafif bir müzik çalsın ben kitap okuyayım, hiç olacak iş değil. Zaten yüksek sesle dinlemeyi seviyorum. Müzik her şeyi bastırmalı. Okuduğum metni de bastırıyor ve okuduğumdan bir şey anlamıyorum ama yazarken öyle olmuyor. Müzik yine son ses ve her şeyi bastırıyor, sadece yazı kalıyor ortada. Önce biraz aranıyorum o mu bu mu diye birkaç parça dinliyorum. Hahh tamam dediğim yerde döne döne aynı müziği dinlemeye başlıyorum. Gelin Ey Aşıklar Gelin Aşk Bezirgan ı Saadettin Ökten'in dilinden Aşk Bezirganı şerhi Müzik gerçekten şeytan işi bir şey olabilir :) neye hizmet ettiğine dikkat etmek lazım. Herkes aynı şekilde etkilenmiyor tabii. Bazen kendimi bu açıdan çok korumasız ve dayanıksız hissediyorum. Bu kadar da umurunda olmamalı diyorum. Bu kadar narin, nazenin olmamalısın diyorum. Belki de herkes etkileniyor ama üzerine dü...
En son yayınlar

Ben geldim, I am here :)

Depresyondaymışım haberim yokmuş :)) Çıkınca anladım. Dün çıktım :))  Aylar sonra bir kek yapınca aydınlandım. Haydi bismillah. Şimdi geriye sarıp baştan her şeyi de anlatamam.  Akif’in « Geçen geçmiştir  artık; ânı  müstakbelse  mübhemdir;  Ha yâtından nasîbin :  Bir şu geçmek isteyen demdir .» dediği yerden devam edeyim. Dün instagrama girme günümdü. Bir girdim dolaştım. İnstragram bir süredir haftada bir gidip zerzevat topladığım bahçe. Her gün gidersem şehirdeki işlerin ucu kaçıyor.  Fatih Ketancı kendi çizdiği Ravza krokisini paylaşmış. Allah razı olsun.  Ravza’nın tam karşısı Ali Ulvi beyin kütüphanesi, yan tarafı Ali Ulvi beyin evi. Ali Ulvi kim? Ali Ulvi Kurucu. Yıllarca Medine’de Arif Hikmet Bey Kütüphanesinin müdürlüğünü yapmış şair, yazar, hafız. Hatıratı meşhurdur. Özellikle birinci cildini hep tavsiye ederim. Yıllar önce kitaba ulaşmanın çok kolay olmadığı yıllarda, oradan buradan e...

Hereke - Adapazarı

Dün Adapazarı'na gittim. Üniversitedeyken İstanbul'dan eve hep trenle dönerdim ve en büyük korkum uyuyakalıp İzmit'i geçmekti. Adapazarı, gece karanlığında korkulu rüyalar ülkesiydi. Önce sabah erkenden vapurla Hereke'ye geçtim. Yol boyu Nuh Çimento fabrikasına baktım :) o da çocukluğumun ayrı bir hikâyesi. Çarli'nin Çikolata Fabrikası var, bizim çimento, vay başıma gelene :) Fabrikayı bir boyasalar keşke dedim sonra çok masraflı geldi gözüme yapmazlar, gereksiz harcama olur, dedim. Bir de o kadar ayrıntı var ki, gökyüzüne doğru uzadıkça uzayan borular. Kim kurmuş acaba diye kısa bir google araştırması Nadir Kitap'tan bir siparişle sonuçlandı. Elbette bir Kayserili. Neyse bu konu uzar. Ekşi'de Nuh Çimento başlığını okuyun.  Trenden indim ve nereye gideceğime dair hiçbir fikrim yoktu. Bir şehri tanımaya nereden başlarsınız? Camilerinden başlasak güzel olur bence. İstasyondan çıkıp biraz yürüyünce Orhan Camii'ne geldim...

Teravih

Ramazandan önce cami hocaları toplaşıp bir think thank yapıyorlar mı biliyor musunuz? Namazda hangi ayetleri okuyalım, duada hangi konulara değinelim, benim kıraatim biraz zayıf teravihi bu sene siz mi kıldırsanız, geçen yıl çok hızlı okumuşum, millet daha secdeden kalkmadan ben Fatiha'ya başlamışım, hiç biriniz de uyarmadı, Allah'tan cemaatten bir hanım söyledi falan, oluyor mu böyle konuşmalar?  Kim o hanım 😀🤭 ben tabii ki. Yapmadım ama yapacağım. Caminin camında hocaların telefon numarası asılı. Sizin camide de vardır. Lütfen usulünce geri bildirimde bulunalım. Aldığımız hizmetin daha iyi hale gelmesi için bu şart. Türkiye'deki en büyük sorun geri bildirim sorunu. Yaptığımız işlerin nerelere vardığını ne gibi sonuçlar doğurduğunu bilmiyoruz, merak etmiyoruz, öğrenme ihtiyacı duymuyoruz. Hizmet alan da daha iyi nasıl olura kafa yormadan safi şikayet ediyor. Orta yolu bulamıyoruz bir türlü. Bir teravih manifestosu yazasım var☺️Yatsının farzı öz evlat da teravih üvey evla...