Depresyondaymışım haberim yokmuş :)) Çıkınca anladım. Dün çıktım :)) Aylar sonra bir kek yapınca aydınlandım. Haydi bismillah. Şimdi geriye sarıp baştan her şeyi de anlatamam. Akif’in « Geçen geçmiştir artık; ânı müstakbelse mübhemdir; Ha yâtından nasîbin : Bir şu geçmek isteyen demdir .» dediği yerden devam edeyim. Dün instagrama girme günümdü. Bir girdim dolaştım. İnstragram bir süredir haftada bir gidip zerzevat topladığım bahçe. Her gün gidersem şehirdeki işlerin ucu kaçıyor. Fatih Ketancı kendi çizdiği Ravza krokisini paylaşmış. Allah razı olsun. Ravza’nın tam karşısı Ali Ulvi beyin kütüphanesi, yan tarafı Ali Ulvi beyin evi. Ali Ulvi kim? Ali Ulvi Kurucu. Yıllarca Medine’de Arif Hikmet Bey Kütüphanesinin müdürlüğünü yapmış şair, yazar, hafız. Hatıratı meşhurdur. Özellikle birinci cildini hep tavsiye ederim. Yıllar önce kitaba ulaşmanın çok kolay olmadığı yıllarda, oradan buradan e...
Dün Adapazarı'na gittim. Üniversitedeyken İstanbul'dan eve hep trenle dönerdim ve en büyük korkum uyuyakalıp İzmit'i geçmekti. Adapazarı, gece karanlığında korkulu rüyalar ülkesiydi. Önce sabah erkenden vapurla Hereke'ye geçtim. Yol boyu Nuh Çimento fabrikasına baktım :) o da çocukluğumun ayrı bir hikâyesi. Çarli'nin Çikolata Fabrikası var, bizim çimento, vay başıma gelene :) Fabrikayı bir boyasalar keşke dedim sonra çok masraflı geldi gözüme yapmazlar, gereksiz harcama olur, dedim. Bir de o kadar ayrıntı var ki, gökyüzüne doğru uzadıkça uzayan borular. Kim kurmuş acaba diye kısa bir google araştırması Nadir Kitap'tan bir siparişle sonuçlandı. Elbette bir Kayserili. Neyse bu konu uzar. Ekşi'de Nuh Çimento başlığını okuyun. Trenden indim ve nereye gideceğime dair hiçbir fikrim yoktu. Bir şehri tanımaya nereden başlarsınız? Camilerinden başlasak güzel olur bence. İstasyondan çıkıp biraz yürüyünce Orhan Camii'ne geldim...